MERAK « Kululuyuz Biz
SON DAKİKA

HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER

KÖŞE YAZISI, KULU, SİYASET

MERAK

Bu haber 02 Kasım 2018 - 1:00 'de eklendi

ATABEY’im yazmayım diyorum duramıyorum,
Kabahati hep kendimde buluyorum,
bazen ağlayıp bazen gülüyorum,
Facebook’un düzenine bir türlü uyamıyorum!

Merak, bilimin’de ilerlemenin’de babasıdır demiş büyüklerimiz.

Lübnanlı bir Profesör, bisikletle giden bir kaç çocuğun Dönerci önünde durarak bisikletlerinden inip ekmek arası paket içeceğini alarak yollarına devam ettiklerini gözlemler.

Profesör merakla düşünmeye başlar; ”ben bir iki senede uzun uzun anlatımlarla kitaplar yazıyorum, yemeğini yemeye zaman ayırmayan bu çocuklar kitabımı bile okumazlar” diyerek az ve öz cep kitapları yazmaya başlar.

Facebook ‘tan yakınmama gelince; insanların bir birlerinin fikirlerine hiç saygısının olmadığı işin kolayına kaçarak, konu din ise benim gibi düşünmüyorsan DİNSİZLİKLE veya DİNCİLİKLE suçlanma, konu milliyetçilik veya vatansa karşı görüşlerde isen VATAN HAİNİ, FETO, ERGENOKON ya da BALYOZCU asker düşmanı olmakla suçlamak işin en kolayına kaçmak.

Şair der ki;

Hakikat sırrını kimden sordumsa;
Bilmeyen konuştu, bilenler sustu.
Aşk sözün söyleyen kime vardımsa;
Bilmeyen konuştu, bilenler sustu.

İnsanın insandan kaçması ayıp,
Dostu bulmayanın günleri kayıp,
Gönülden gönüle yol var deyip,
Bilmeyen konuştu, bilenler sustu.

Uğraşma Kul Sergen zenginle sağla.
Darda kalana koş, yoksula ağla.
Gel sözü uzatma, tatlıya bağla.
Bilmeyen konuştu,bilenler sustu.

Şairin dediği gibi, sözü tatlıya bağlamak varken birbirimizi kırmaya üzmeye değer mi?

Öğrendim ki; Bütün sevdiklerimizle iyi ayrılmak varken hangisin son görüşmemiz olacağını nerden biliriz.
Vatan sevgisini ölçmek için ne METRE, ne de MEZURU olmadığı gibi,
Kimin dindar, kim dinsiz olduğunu ölçecek KANTAR ve kuyumcuların kullandığı hassas TERAZİ de olmadığı gibi, bizim gibi garibanların öbür dünyanın kapısın da bekleyip; ”sen CENNETE” ”sen de CEHENNEME” deme yetkisi yok.

Kimin ne olduğunu ancak ALLAH BİLİR

İki örnek vermek istiyorum;

Deniz kenarında otururken bir aile geldi, eşi ve çocukları deniz kıyafetleri ile denize girerken, tesettürlü bayan oturduğu yerde vakit namazını eda etti.

Yine, sahil kasabasında camii avlusunda otururken ezan vakti Başı açık, koltuk altları gözükecek kadar kısa kollu, göğüs ayrımı gözüken, çorapsız diz kapaklarına hatta üstüne kadar açık etekli bir bayan eşi ile bahçeye girince çantasından bir elbiseyi üzerinden geçirdi, normal tesettürlü bir bayan olarak camiye ibadete girdi.
Bunlar güzel tarafları !

Bir de aksinden örnek vereyim;

Tesettürlü genç kızlar Konya’da bile parklarda gençlerle uygunsuz vaziyette görülmektedir !
Dediğim gibi, kimin ne olduğunu ancak ALLAH BİLİR hesap da ancak ona verilir.

Abdürrahim Karakoç üstat;

BİNDİRMİŞLER BİR GEMİYE,
ROTASINDAN HABERİ YOK.
KORKUYUR, TÜRKÜM DEMEYE,
ATASINDAN HABERİ YOK.
‘ŞERİAT’ DER FİTNE YAYAR,
MÜSLÜMANI KAFİR SAYAR.
GÖRÜLMEMİŞ BÖYLE HIYAR,
HATASINDAN HABERİ YOK.

Hoşça ve Dostça kalın

Atabey YazıYorum
Atabey YazıYorumatabey@kululuyuz.biz
Efsane Sitemizin efsane Yazarlarından ATABEY bizi kırmadı yine bizimle, evet bundan önce olduğu gibi şimdide merak edenler olacak, ama kendisi yazılarıyla akıllarda kalmak istediğini iletti, adı bizde saklı :)