SON DAKİKA

‘Kiminle ateşkes yapacaksınız?’

Hükümetin ekonomi ve Suriye politikalarına ağır eleştiriler yönelten Kılıçdaroğlu, “Belli ilkeler çerçevesinde Suriye yönetimiyle ilişkiye geçilmeli” dedi. CHP lideri, “Tahran’da yapılan toplantıda, ateşkes isteniyor. Ateşkesi kiminle yapacaksınız?” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Parti Meclisi toplantısı öncesi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu konuşmasında özetle şunları kaydetti:

SURİYE POLİTİKASI DEĞİŞMELİ: İdlib’de gelinen nokta hepimizin dikkatini çekiyor. Türkiye, izlediği Suriye politikasıyla ve o politikanın bir bedeliyle şu anda karşı karşıya. Suriye’nin birliğini ve bütünlüğünü korumak için Türkiye’nin Suriye politikasında değişiklik yapması gerek. Belli ilkeler çerçevesinde Suriye yönetimiyle ilişkiye geçmesi gerekir. Kim Suriye’nin birliğini ve bütünlüğünü istiyorsa Türkiye o safta yer almalıdır. Aksi halde faturası ilerde daha ağır olarak karşımıza çıkar.

DİKKATLİ OLMAMIZ LAZIM: Tahran’da yapılan toplantıda, ateşkes isteniyor. Ateşkesi kiminle yapacaksınız? Heyet Tahrir El-Şam bir terör örgütü. Bizde de Resmi Gazete’de yayımlandı. Ateşkesi terör örgütüyle mi yapacaksınız? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne zamandan beri terör örgütlerini muhatap alacak ve anlaşma imzalayacak noktaya geldi? Hepimizin dikkatli olması lazım.

ÖNERİYE DAHİ TAHAMMÜL YOK: Ciddi bir ekonomik krizin göbeğindeyiz. Daha başlangıcındayız, sonuna daha gelmedik. 13 madde halinde önerileri dile getirdik. Bekledik ki; ‘Teşekkür ederiz, önerileriniz var, dikkate alacağız’ diye mesaj gelsin. Tam tersine, ‘dolar baronlarıyla birlikte yürüyorsunuz’. Bu kadar sığ, kısır, bu kadar önyargılı bir kişi tarafından Türkiye yönetiliyor. Eleştiriden vazgeçtik, öneriye dahi tahammül edemiyorlar. Dokuz madde soru sorduk. Tık yok.

DOLARI YAKIYORUZ: Çıktılar AKP yandaşları propagandalar yaptılar. ‘Efendim dolar bozdurursan traş, yemek bedava. Dolarları yakıyoruz, iPhone’ları yere attık, kırıyoruz.’ Ne oldu? Bir baktık bankalara dolar hesabı artmış. En çok da bizim vatandaşlarımızın dolar hesabı artmış. Neden? Vatandaş akıllı. TL’nin eridiğini görüyor, tasarrufunu garantiye almak istiyor. Ve Türkiye öyle bir borç batağında ki, vatandaşa bir dolarını bozdur diyorsun, milyarlarca dolar endeksli ihale yaptın dönüp onlara, ‘bunları TL üzerinden yapalım’ demiyorsun. Ve Türkiye bunların döneminde tefecilere yakayı kaptırdı. 

FAİZ ERDOĞAN’I TESLİM ALDI: Dördüncü önlem aldılar faizi artırdılar. Ne diyordu, ‘asla faiz artmayacak’ diyordu. ‘Hele yetki verin göreceksiniz bu faiz nasıl yerlerde sürünecek’ diyordu. Faiz geldi Erdoğan’ı teslim aldı. Niçin? Tefeciler daha güçlü. Faiz yüzde 24’e çıktı. Bankaların verdiği faiz yüzde 40’ı aştı. Daha aşacak göreceksiniz. Faturayı kim ödüyor? Vatandaş ödüyor.

UÇAK TEPKİSİ: Tam böyle israf ekonomisine değil üretim ekonomisine geçiyorum derken bir baktım beyefendi kendisine olağanüstü güzel bir uçak almış. Katar Şeyhi, buna armağan etmiş. 400 milyon dolar deniyor. Sevgili Erdoğan, bu uçak kimin uçağı? Satın aldıysan büyük bir ayıp. Eğer birisi sana hediye ettiyse o daha da büyük ayıp. Türkiye’nin onuruyla kimsenin oynamaya hakkı yok. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan bir kişi hediye uçakla gezemez.

‘Biliyorum yine dava açacak’

TÜRBEYİ KAÇIRDILAR: Kimse unutmamalı ki; cumhuriyet tarihimizde, kendi topraklarını, Süleyman Şah Türbesi’ni alarak terk eden, kaçan tek başbakan vardır. Erdoğan’dır. Bizim tarihimizde toprak verilmez orada şehit olunur. Türbeyi bile kaçırdılar, kendi topraklarını terk ettiler. Bunun siyasal tarihteki adı ihanettir. Biliyorum, bunun için de dava açacak. Açmazsan namertsin.

‘Hiçbir çadır devletinde böyle bir tablo yoktur’ 

HANEDAN ŞİRKETİ: Beşinci önlemi aldılar. Hanedan şirketine sahip oldular. Kendi kararnamesiyle kendisini Türkiye Varlık Fonu’nun başkanı tayin etti. Başkanvekili damadı. Erdoğan ne zaman millet, devlet derse bilin ki kendisinden söz ediyor vatandaştan değil. Çünkü ona göre yani diktatörlere göre vatandaş diye bir kavram yoktur, teba vardır. Hangi şirketler var? Ziraat, Halk Bankası, BOTAŞ, Türkiye Petrolleri, PTT, Borsa İstanbul, Devlet Demir Yolları, Eti Maden, Çaykur, Türk Hava Yolları, Aydın, Antalya, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla’daki hazine arazileri… Hepsinin sahibi şu anda Erdoğan. Hiçbir çadır devletinde böyle bir tablo yoktur. Hiçbir dikta yönetiminde de böyle bir tablo olmamıştır. Erdoğan’ın başında olduğu şirketi kim denetleyecek? Hiç kimse denetleyemez. Bilal’in üzerine bir şeyler devredebilir mi? Devredebilir. Hesabı sorulabilir mi? Sorulamaz. Dünya kadar işin gücün var yetmedi şimdi kalkıyorsun bütün bu şirketlerle ilgili kararları ben vereceğim diyorsun. Malı götürmenin yoludur.

İSTİFA ET KARDEŞİM: Erdoğan, TESK’te konuşuyor; ‘Bugüne kadar Merkez Bankası’nın açıklamış olduğu enflasyon oranlarını tutturduğunu görmedim’ diyor. Vallahi doğru. Şimdi ben merak ediyorum 16 yıldır Trump mı, Merkel mi, Japonya mı, Papua Yeni Gine mi ülkeyi yönetiyor? Kendisine bir önerim var. Hemen bir kararname çıkar, Türkiye Varlık Fonu’nun nasıl başkanı olduysan, Merkez Bankası Başkanı da ol. İstifa et kardeşim. Merkez Bankası’nı niye suçluyorsun? Merkez Bankası Başkanı ve yöneticilerinin atama kararnamelerinin altında Trump’ın mı Merkel’in mi imzası var? Al görevden. Merkez Bankası’nı da al. Kendisine bir önerim daha var kesinlikle Bilal’i de alsın, iyi ok atıyor belki enflasyon hedefini tutturabilir.

NE 100 GÜNLÜK PLANI?: Borç ödemek değil, borcun faizini ödemek için de borçlanma noktasına geldik. Hiç önlem almadılar desek haksızlık etmiş oluruz. Birinci önlem şu oldu. Damat çıktı, koca koca sanayicileri çağırdı, onlara nutuk attı. O koca koca sanayiciler dışarı çıktılar ‘efendim çok muazzam, çok mükemmel’ gibi abuk sabuk konuşmalar yaptılar. Zaten hiç ciddiye alınmadı, TL de erimeye devam etti. 100 günlük eylem planı, ne eylem planı? Milleti mi kandırıyorsunuz siz? İkici önlem aldılar. Vatandaşa, ‘yastık altı dolarınızı bozdurun, bozdurmazsanız B, C planlarımız var’ dediler. Tehdit ettiler. Bunu söyleyen adam, yakınlarının Man Adası’ndan getirdiği 15 milyon doları ne yaptığının hesabını vermedi.

Parti söylemlerinde sağ-sol tartışması

Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen PM toplantısı, yaklaşık 6 saat sürdü.  Edinilen bilgiye göre, toplantıda, belediye başkan adaylarının nasıl belirleneceği ve yerel seçime giden süreçte nasıl bir yol izleneceği konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Bazı PM üyeleri; İstanbul, Ankara ve İzmir’de ve partinin güçlü olduğu bölgelerde önseçim yapılmasını istedi. Bazı üyeler de seçimlerde “ittifak” kapısının tamamen kapatılmaması gerektiğini ifade etti. Seçimlerde kullanılacak dilin de ele alındığı toplantıda, parti yönetiminden bazı isimlerin “sağın dilini kullanmalıyız” önerisi tartışıldı. Bazı PM üyelerinin, bu öneriye karşı çıkarak, CHP’nin “sol söylemleri” kullanarak başarıyı yakalayabileceğini söylediği aktarıldı.

Aday belirleme yönteminin ne olacağı ve yerel seçim stratejisi üzerindeki nihai kararların bir sonraki PM toplantısında alınacağı bildirildi.