SON DAKİKA
KULUNUN LİDER SİTESİ
KULUNUN LİDER SİTESİ

GÜÇCÜK GÖL

Bu haber 03 Ocak 2018 - 21:53 'de eklendi

Fikir bağımızın suyu ,
Bambaşka yerlerden aksa’da,
Çayın yatağı aynı dereden,
aynı nehirden akıyoruz.

her ne kadar fikirlerimiz ayrı ayrı olsa da şairin dediği gibi aynı dereden aynı nehirden akıyoruz.
ya da,

Yorgun,kırgın geçmişti zaman bizde
Öyle deli dolu olmayan,
Öyle tam takırında yürümeyen bir zaman,
an gelirdi,sessiz sedasız ulu orta
yarım yamalak yaşardık hayatı…

Kültürün bulunduğu topluma ve ortama uyum sağlamak adına değiştiği gibi kuşaklar arasınad değişiklik istek ve arzularda
değişiyor galiba.

Zaman zaman sitemizde Kulu belediyesinden istenen taleplerin arasında tam teşekküllü yüzme havuzu isteklerini
gördüm mü geçen yıllar bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor yine şairin dediği gibi ” sessiz sedasız yarım yamalak
yaşadık hayatı” diyen şair sanki bizler için söylemiş diye düşünüyorum.

Kulu bazı şehir ve ilçeler gibi tam şanslı olmadığı gibi tamamen şansız da değil.En azından Tuz gölüne yakınız tam nimetlerinden
faydalanmasak da haritaya bakınca gölün burnunun ucunda görünüyoruz.

Kızılırmak,yeşilırmak,Dicle veya Fırat nehrinin kenarında olsaydık ya da Akdeniz’in sıcağından,Karadeniz’in yağmurlarından
faydalansaydık bilmem daha mı iyi olurdu.?

Tabi bunlar olmadığına göre kısa bir zaman’a kadar GÜÇCÜK göl olarak bildiğim DÜDEN gölünün olması bile her halde
hiç yokdan iyidir diyebiliriz. Ne zaman ki belediyemiz tarafından festival düzenlendi Kuş cenneti olduğunu adının da
Düden gölü olduğunu öğrendim. Ben mi öyle biliyorum veya benim kuşağım veya büyüklerimde öylemi biliyor bilmem.

Güçcük göl deyince benim hatırıma kerpiç evlerin üzerine yağmur ve karın içeri akmasını önleyen KAMIŞ ve ÇORAK
(Tuzlu toprak) geliyor birde Rahmetli Bisikletci Kazım’ın burada avlanırken kaybolduğu geliyor aklıma.Son Baharda
harman işi bitmiş kış hazırlıkları başladığı zaman ya da kışın evi su alan(evi akan) kimseler ilk baharda KAVAS emminin nalladığı atlarla
Bulgurcunun sahibi olduğu önceleri hastane şimdi ise zahirecilerin bulunduğu binanın önünden nal seslerinin sesi ve de
arabaların sesi duyulur şehir terk edilince at ve araba yarışları başlar burada yaşananlar kış köy odalarında biraz da KDV. li
anlatılır bir birlerini kızdırmaya çalışırlar dı.

At arabası deyince aynı kuşak da olanlar bilir şimdi nasıl gelin ve damadı iyi bir otomobille gezdiriyorlarsa o zamanda iyi atı ve
bakımlı ve yeni arabası olanlar peş peşe damadı ve gelini gezdirirlerdi,Tabi şimdiki gibi gelin ve damat yan yana değil.
Arabanın üzerinde Damat ve arkadaşları ayakta tren gibi dururlar ara sırada Oğlan oğlan kel oğlan yağlada kız bulamamışda
köyde gezen kel oğlan nidaları ile ana caddelerde tur atarlardı.

Tatar hacı,Bulgurcu,Çömleğin Bekir,Gazi Kamil,Gaydalı Veli,pepelerin Hüseyin,Keşikçi Gazi,Serseri Osman,Şamillinin Aşır,
Gara satının aşır,Etbaş memet,Kör Hacı,Kinanın Torun,Güllünün Aşır,Topal Arfa, birde atabarası işleten Mıro dayı vardı
sonradan isveç’e gitti. O dönemin atı arabası olan kişleri idi,Birde bunların yanında Koca mehmet Ali,Kabakcı Ali,Havaların Mevlüt,
Mıstıkların Ismail gibi bakkaliye işi yapanların yanında Nazmi Budak,Abdullah Köylüoğlu,Ali Osman Göker gibi pırtı işi dediğimiz
bu günkü lisanla bay bayan elbiselik kumaşı satan kimseler akla ilk gelenler diyebilirim.Tabi birde Tuzcu Mahmut emmi.

Su’dan başlayıp Sudan şeyler anlatmaya başladım galiba.

Hayal meyal hatırlıyorum Mahalle aralarındaki dökme demirden yapılmış Tulumba gibi basılan yada korna dediğimiz
devamlı akan su çeşmelerini kaşmları veya sabah erkenden evin genç kızları veya gelinleri akın akın gelir destilerini
GÜVÜM’lerini doldurur biraz da sohbet etme imkanı bulurlarmış.Büyüklerim anlatırlar rahmetli ebem çok laf eden hoş sohbet yapan
cenaze evlerinde ağlayan netice konuşkan biri olduğu için dedem suya gönderirken yere tütürür bu tükrük sınmadan(Köpüğü inmeden)
geleceksin diyerek tembih edermiş.

Soğuk su veya su başı deyince aklıma Gökmere(Kozanlı yolu üzerine)Havuz (Balçasaray yolu üzerinde) Çiğelin çeşmeyi ana yol üzerinde
olduğu için bilmeyen yoktur herhalde. Yağmur yağdığnda bu çeşmenin başındankatırın tepe dediğimiz yerden çok felaket sel gelir
Shell petrol şimdiki hastane ve Kulu lisesi yönünden yorgancıların ordan şimdiki ıslah edilen dereden Güçcük göle akardı.

Değirmen özü istimetinden gelen suyun önü kesilir bahçe sulamak için baraj yapılır bazı yerler çukur bazı yerler buna göre yüksek olduğu
için teklikeli olurdu.Duymadım ama her halde burada boğulanlar olmuştur diye düşünüyorum.

İşte Kulu’nun denizi de Gölü deYüzme havuzu da burası idi tabi o günkü şartlarda Mayo yerine amerikan bezinden yapılmış
Don biraz daha yaşı ufak olanlar çıplak yüzerdi.bazende büyükler tarafından boğulma tehlikesine karşı kovalanırdı.

Nerden nereye…

Gökmerenin ve havuzun suyu soğuk olduğu için yaz sıcağında destilere doldurulur soğuk soğuk büyükden küçüğe doğru Çömelir
tek eli ile destiyi tutarsa diğeri eli nide başına koyarak içmesi suya duyulan şükranın belirtisidir. Suyu ikram edenede SU GİBİ AZİZ OL demesi de teşekkürü ifade ederdi.

Su,çeşme,Pınar,göl üzerine Türküler,ağıttlar,destanlar yazılmıştır.Tabi Fuzili’nin SU KASİDESİ ,Nasrettin Hocanın GÖLE MAYA ÇALMASI
Bilinenlerdendir.

İnanışımıza göre var oluşun dört unsurunun her biri bir peygamberi temsil eder.
Toprak Adem;Ateş İbrahim;hava İsa; Su da Hz.Peygamberimizi.Peygamberimize alemlere rahmet denişi buradan gelmektedir.
Hani yağmur’a rahmet deriz ya.

Halk arasında Akarsuyu bulandırmamak(site mizde bulandıran var mı?),Su içene Yılan bile dokunmaz, suyu paylaşmak , Hayatın su gibi
derbeder ve avare akıp gitmesi,Gezgin aşıkların köyde su başlarında güzellere türkü düzmeleri rastlanan şeylerdir.

Günümüz şairleri sular için artık şiir yazmıyor,Sebiller,çeşmeler mazide kaldı sokakda oyun oynayan çocuklar çeşmeye değil bakkal amcaya pet şişe suyu almaya koşuyor.

Şair Şaban Akbaba:

YAŞAMIN BAŞLANGICINDA SU VAR.
BİTİŞİN D SU!…

Derken doğduğumuzda suyla yıkanarak dünya ya merhaba diyoruz,Öldüğümüzde desu ile yıkanarak fani aleme arınarak gitmek için yıkanıyoruz.

Derler ya çiğelin çeşme ve güneklerden su için palavracı olur derler ne derece doğru.

Ey Pınar güzel Pınar.
Susuzluğum gider pınar.
Her gelen buralardan.
Su içer gider pınar.

Düden gölü festivalinin yeniden düzenlenmeye başlaması dileklerimle.

SU GİBİ AZİZ OLUN.

Saygılarımla

Atabey YazıYorum
Atabey YazıYorumatabey@kululuyuz.biz
Efsane Sitemizin efsane Yazarlarından ATABEY bizi kırmadı yine bizimle, evet bundan önce olduğu gibi şimdide merak edenler olacak, ama kendisi yazılarıyla akıllarda kalmak istediğini iletti, adı bizde saklı :)